《Çok uzun bir aradan sonra merhaba...》
● 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Annie Ernaux ile tanışma kitabım oldu "Yalın Tutku".
●Kitabı Haziran'da almışım. Pek çok yerde karşıma çıkıyordu ve ben de merak ediyordum. Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldığını goz önünde bulundurursak almam isabet olmuş. ;)
● Yazar , A. ile arasında geçen tutkulu, saplantılı ve karşılıksız yasak bir aşkı anlatıyor.
A. evlidir. A. geleceğini haber vermek icin her buluşma öncesi telefon etmektedir. Yazar, A.'nın arayacağı zamanları iple çekmekte, hatta telefon sesinin duyulmasını zorlaştıracak elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi gibi aletleri kullanmaktan da kaçınmaktadir.
Arkadaşlarıyla geçireceği zamanı adeta boşa harcanan zaman olarak görmektedir. Çünkü onlarlayken bile aklı sürekli A.'dadır.
●Bu birliktelik tamamen cinsellik üzerine kuruludur.
● Bence kitabı çekici kılan nokta , yazarın sade, samimi, içten bir dille yaşadığı tutkuyu çok güzel bir biçimde ifade etmesi, adeta hissettirmesi.
●Kitapta şöyle bir cümle var:
" Tutkumu açıklamak değil -bu ,onu bir hata ya da gerekcelendirilmesi gereken bir kargaşa olarak kabul etmek anlamına gelir- sadece sergilemek istiyorum."(s.24)
Bu da gayet bilinçli bir şekilde bu ilişkinin içerisinde olduğunu gösteriyor.
Hatta yazar, A.'yı çok fazla betimleketen kaçınır. Dip notta da dünyanın bir yerinde bu adamın hâlâ yaşamını sürdürdüğünü belirtir.(s.25)
●Yazar, bu ilişkinin bir gün biteceğinin farkında. Yine de bunu yaşamaktan geri kalmaz. Adeta tutku iradesini ele geçirmiştir.
"Bir arzu sermayesini tüketiyorduk. Fiziksel yoğunluk düzeyinde kazanılan , zaman düzeyinde yitiriliyordu."(s.16)
"Üstelik ,daha sonra gideceği an bende saplantiya dönüşmüştü. Hazzı gelecekteki bir acı gibi yaşıyordum."(s.33)
Bir sonun geleceğinin habercisi niteliğinde bu