Hoş geldin o zaman, ey gölgeler dünyasının sessizliği!
Memnunum halimden, her ne kadar sazım
Eşilik etmiyorsa da bana; bir kez yaşadım,
tanrılar gibi, fazlası gerekmez.
Biliyorsun işte, inançsız yaşıyordum, kalbim nasıl yoksuldu biliyorsun ve nasıl sefildim bu yüzden; şimdi olduğum insan olabilir miydim, bir kartal gibi mutlu, eğer karşıma bu, bu eşsiz insan çıkmamış olsaydı?
Susuyorsun ve sabrediyorsun, zira seni anlamıyorlar,
Ey asil varlık! Toprağa bakıyorsun ve susuyorsun
O güzel günde, zira ah! Beyhude
Arıyorsun sana yakın olanları gün ışığında...
Büyük narin ruhların hiç bulunmadığı yerde.
Zaten kurumuş bir çiçek sapı gibiyim, bir zamanlar toprağı ve saksısıyla sokağa düşmüş ve filizlerini kaybetmiş ve kökleri zedelenmiş ve ancak bin bir zahmetle taze toprağa dikilmiş ve özel bir bakımla kuruyup gitmekten zar zor kurtulabilmiş biriyim.