Kolyeye baktım uzun uzun. Bu maviler Ayla'nın mavi gözleri. Kırmızılar Celal'in kanlı gözyaşları. Peki, ben nerdeyim? Benim kalbimde kanayan gül nerede? Bunu bana yapmayacaktın Celal.
-Hayır okumadım, verirseniz sevinirim.
Emret sultanım, emret fındık kabuğuna gireyim. Uzanıp raftan kitabı aldım. Şöyle fırrrt diye bir sayfaların tozunu silkeledim. Bu hava basan harekete bir de ses tonu ekledim:
-Kabul ederseniz hediyem olsun, dedim.