Yaşıtlarımla iyi geçinemiyordum. Belki de aslında insanlarla iyi geçinemiyordum.
Zaman zaman dünyadaki diğer insanların
gördüğü şeyleri görüp görmediğimi merak ediyordum. Belki de beynimde bir sorun vardı.
''Gülme ama, gündüz nasıl dışarı çıkıyorsun?''
Ama o güldü. ''Efsane.''
''Güneş seni yakmıyor mu?''
''Efsane.''
''Tabutta uyumak?''
''Efsane.'' Bir an tereddüt etti, sonra garip bir sesle cevap verdi. ''Ben uyuyamam.''
Bunu kavrayabilmek için bir an düşünmem gerekti. ''Hiç mi?''
''Hiç,'' dedi.
Üç şeyden emindim. Birincisi, Edward bir vampirdi. İkincisi, bir yanı benim kanıma susamıştı ve bu yanının ne kadar güçlü olduğunu bilmiyordum. Üçüncüsüyse, koşulsuz ve geri dönülemez bir biçimde ona aşık olmuştum.