Nihal Osmanoğlu

" Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle " deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeçler ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin. Bunu anlatır Yirmi Dokuzuncu Kural. "
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
" Yirmi Beşinci Kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsızl, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cenneteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete , hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz. "
Din
"Yirmi İkinci Kural : Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgâh olur. Ama bekri aynı namazgâha girdi mi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil. "
" Yirmi Birinci Kural: Hepimiz farklı sıfatlarlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardi. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak , Hak'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir. "
Din
" On Dokuzuncu Kural : Başkalarından saygı , ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mi , sevin. Yakında gül yollayacak demektir."
Din