📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böylece acılarını ve mücadelelerini etimde kemiğimde hissettiğim üç kadınla bütünleşmiş olacaktık. Tarih bu üç kadının çığlığını boğmuş, benimkini de boğmaya çalışmıştı. Ama ben onların sessiz çığlıklarını yükseltecektim. Hem Maya, hem Ayşe, hem Mari hem daha resmini bile görmediğim Nadia idim. Hem Müslüman, hem Yahudi, hem Katolik'tim. Yani insandım. İçim içime sığmıyordu. Önümde zor ama ışıklı bir yol görüyordum.
Benim tezim, bütün halkların, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargılara sahip olduğudur. Eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki 'barbar', Japon dilindeki 'gaijin', Müslümanlardaki 'kafir', Almanlardaki 'ari olmayan' gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.
Ulaşmaya lâyık olmadıklarını ya da ulaşamayacaklarını sandıklarını için en büyük düşlerini gerçekleştirmekten korkarlar. Dirilmemek üzere sona ermiş aşklar, olağanüstü olabilecek, ama olamayan anlar, keşfedilmesi gereken, ama sonsuza dek kumların altında kalan hazineler daha aklımıza gelir gelmez biz yürekler hemen ölürüz. Çünkü böyle bir durumla karşılaşınca ölümcül acılar çekeriz.