"Bilinmezi yanlış ve kötü yaşayanlar (ki sayıları çoktur) onu gözden kaçırırlar, yine de farkında olmadan mühürlü bir mektup gibi oradan oraya taşırlar."
"Fakat en çok karısının sadakatsizliği yakar canını. Ne de olsa ömründe ilk defa, daha önce sadece kendine ait içindeki o yere, ham kudretin içindeki o tatlı yere, bir başkasını yaklaştırmayı göze almıştı, şimdi de en çok oradan, canevinden vurulmuştu."
" 'Neden sen de başkaları gibi olamıyorsun?' Bu sözleri okurken, dudaklarımıza bir gülümseme yayılabilir, ne de olsa çoğumuzun ana-babamızdan duymaktan bıkıp usandığı (ve kendi çocuklarımıza söylemeyeceğimize ant içtiğimiz) sözlerdir bunlar."
"Aşkın, daha da önemlisi ilk aşkın insanda dünyaya yeniden gelmişlik duygusu uyandırdığı, kişiyi yepyeni, güçlü ve tanınmadık bir esintiye kaptırdığı neredeyse su götürmez."