Çünkü tam olarak şunu bilmeliyim: hissettiğim şeyi hissediyor muyum yoksa hissetmek istediğim şeyi mi hissediyorum? ya da hissedilmesi gereken şeyi mi?
Sessiz ve uyanık olan bir kayıtsızlığın bağrındayım. Kаyıtsız bir aşkın, kayıtsız bir uyanık uykunun, kayıtsız bir ıstırabın bağrında. Sevsem, benden ne istediğini anlayamadığım bir Tanrı'nın bağrında. Biliyorum, O'nun eşiti olmamı istiyor benden ve muktedir olmadığım bir aşkla eşitlenmemi istiyor O'na.
Ve benim cehennemimde her şey sessizlikti. Çünkü kahkaha sessizliğin şiddetinin bir parçasıdır, kayıtsız zevk sadece gözde parıldar ama kahkaha kandadır ve duyulmaz.