“İnsanların uçsuz bucaksız bir kötülük kabiliyeti vardır. Kurda gelince, kurt içgüdüleriyle hareket eder. Hayatta kalmak için zarar verir ve öldürür. Kimseye karşı kötü duygular beslemez. Aynı şey kasaba halkı için söylenemez.”
DÜNYASIZLAR ~ KAAN MURAT YANIK
İçerik;
Dönem kurgusu
II.Dünya Savaşı, Azerbaycan
Geçmiş-bugün olay örgüsü
İki çocukluk arkadaşı
Savaş,kitaplar,casusluk
Dostluk,vefa,vatan sevgisi
441 sayfa
Selam dostlarım… @kaanmuratyanik ın kalemiyle ilk kez tanıştığım #dünyasızlar kitabı 1941 yılının Azerbaycan’ında ve şimdi ki zamanın İstanbul-Fethiye arasında geçiyor. Tek kelimeyle anlatıma ve kurguya bayıldım. Kitapların baştacı edildiği her kurgu benim kalbime ayrı dokunuyor. Bu kitapta da o kadar çok yeri post-itledim ki tekrar tekrar o satırları okuma isteği oluşuyor bende.
“Bir evin güzel olması için gösterişli eşyalara hacet yok. İçinde kütüphane olsun, yeter.”
İstemeye istemeye tiyatrocu olarak Stalingard’da Birinci Dünya Savaşı’na katılan ama gizlice Türkiye için de casusluk yapmaya karar veren veterinerlik öğrencileri Firuz ve Ayvaz, daha önce gittikleri falcı bir kadının söylediklerinin gerçekleşeceğinden habersizdirler.Tiyatrocu olarak askerlere moral vermeleri gerekirken sahaya inip birebir savaşa katılmalarıyla işin rengi değişir.Önemli bilgileri öğrenip eğitimli casus sincap Nohut ile haberleşirler.Savaşın biteceğine ve evlerine döneceklerine dair ümitleri bitecekken karşılarına hiç beklemedikleri biri çıkar.Mahallerine yeni taşınan,partici bir avukatın güzeller güzeli kızı ve her iki gencin kalplerinde yer alan Maral gönüllü hemşire olarak karşılarındandır.Sarsılmaz dostlukları bu kız yüzünden sallantıya girer.Tıpkı Harut ile Marut’un arasını açan Zühre Yıldızı gibi…Peki bu hikayede kim Harut, kim Marut? Türkiye’ye yerleşip yaşayan ve günümüzde yüzü yaralı bir kıza yardım eden Firuz dede mi, yoksa savaş meydanında sırt sırta savaştığı Ayvazcan mı? Gizli bilgilerden öğrendikleri ve yerini buldukları piramitin sırrı ne? Türkiye bu sırrın neresinde?
Dünya edebiyatı,
DünyasızlarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20254,235 okunma