Bu dünyada pek çok çirkinliklerle karşılaşmışsa da, kendini hastalık derecesinde üzüntüye kaptırmamalı, tasarladıklarını, iyi ya da kötü şartlar altında sürdürmeliydi.
Acı acı düşündü: İnsanlar arası ilişkilerde bir çeşit bozukluk var ki, kişiyi yıllar boyunca kafa yorduğu, emek verdiği yüce isteklerini unutmaya, onu öteki hayvanlardan üstün kılacak, kendi soyuna katkıda bulunmasını sağlayacak fırsatları boşa harcamaya zorluyordu.
Büyüdükçe insan kendisini zamanın merkezinde buluyordu, küçükken olduğu gibi çevresinde bir noktada değil. Bunu düşündükçe de insanın tüyleri ürperiyordu. İnsan, çevresi göz kamaştırıcı bir ışıkla, cafcaflı, gürültülü bir şeylerle kaplıymış gibiydi; bütün bu seslerle ışıklar senin hayatın denen küçükcük hücreye çarpıp onu sarsıyor, eğip büküyordu.