Şiirselleşmiş profil resmi
Şiirselleşmiş kapak resmi
Kısaca; Okumadan geçen bir gün, yitirilmiş bir gündür. (J. P. Sartre
Her insanın bir öyküsü vardır,
Ama her insanın bir şiiri yoktur.
Özdemir Asaf
Gıda mühendisi iş sağlığı ve güvenliği uzmanı
1 okur puanı
16 Ara 2018 tarihinde katıldı.
Kısaca; Okumadan geçen bir gün, yitirilmiş bir gündür. (J. P. Sartre
Her insanın bir öyküsü vardır,
Ama her insanın bir şiiri yoktur.
Özdemir Asaf
Gıda mühendisi iş sağlığı ve güvenliği uzmanı
1 okur puanı
16 Ara 2018 tarihinde katıldı.
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    "üstad ayak ucunuza o kadar kese bırakıldı. Neden böylesiniz?" diye soruldu. Yanıt şöyle oldu: Almak için eğilmek lazımdı, yapamadım.
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    Uçtu düşünce, fikir buharlaştı.Geriye Bir duygu kelamı kaldı o da muğlaktı
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    Denize karşı bir bankta , 
    Omzuna başımı yaslayıp , 
    Sesinden şiirler dinlemek gibi 
    Çocukça isteklerim oldu.. 
    Bağışla…
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    Ne içindeyim zamanın,
    Ne de büsbütün dışında;
    Yekpâre, geniş bir ânın
    Parçalanmaz akışında.
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    Konuşmak
    küçülür-küçülürse
    Adı değişir
    susmak olur

    Ağlamak büyür-
    büyürse
    Adı değişir
    susmak olur
  • Şiirselleşmiş paylaştı.
    Dokunsalar dağılırdı iyi pişmiş kurabiyeler gibi kalbimiz.
  • Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
    Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
    Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
    Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
    Bebekler hayta hayta yürümeden
    Geleceğim diyorum, geleceğim sana
    Ne olur kesin bir takvim sorma bana 
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Beklesen de olur, beklemesen de 
    Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende 
    Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde 
    Hangi ses yürekten çağırır beni sana 
    Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
    Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? 
    Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana 
    Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana 
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
    Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
    Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden 
    Gemileri yaksalar da geleceğim sana 
    On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana 
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif 
    Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız 
    Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
    Ne güzellik, ne de tat var baharsız
    Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
    Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan 
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana 
    Takvim sorup hudut çizdirme bana 
    Ben sana çiçeklerle geleceğim
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
  • Rüknettin'in aynalarda ağladığı kadar var.

    bir mevsimin kıyısından tutarsan Rüknettin 
    kurak ovalara yağmur yağar 
    ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi 
    kalbin şiir olup vadileri sular.

    senin de vadilerin vardır Rüknettin! 
    kehanetler kurarsın, yağmalarsın kendini 
    kurtarıp o yangında ilk önce kalbini 
    niyedir, aynalarda azalır sesin.

    doktorum 
    ben bu kalbimi sarınır örtünürüm 
    kış gecelerinde onu yakar ısınırım 
    üşürsem helak olacağımdan korkarım.

    doktorum 
    gayya kuyusuna inmek istemem 
    bana bir ip uzat, yağmurlar istemem 
    aynaları kırarım, suretimi istemem 
    mevsimler dönedursun, bu dünyayı istemem

    ben hep aynalardan geçerim doktor, 
    aynalar benden geçer 
    Araf'tan bir sepet sarkıtırım aşağı 
    doluşur içine narin böcekler 
    yaşamayı yeni öğrenmiş kelebekler 
    üşüşür ben kalbimi sarkıtınca aşağı 
    ben hep aynalardan geçerim doktor.

    günahları için ağlayan kim varsa 
    kanatları ile okşar onu melekler

    hep böyle midir 
    kalbin hep böyle yavaş mıdır rüknettin 
    aynalar sana bir savaş mıdır rüknettin 
    yârin dudaklarından trenler geçer de 
    kalbinin istasyonunda durmaz mı 
    sen hiç satrançta yenilmez misin 
    atına binip hep gidermisin rüknettin 
    bilmez misin atından ayrı düşen bir vezir 
    zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı 
    ve nihayet şahlar da aynalardan geçer 
    bir sen mi kalırsın bu rüyada rüknettin 
    herhalde hep böyledir 
    bu dünya sevenlere bir tuzaktır rüknettin

    Rüknettin'in kalbinin birinci muhasarası;

    buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik 
    konuşmayı unuttuyduk hâl diliyle söylediydik 
    duâ okuduyduk yağmur dilediydik 
    kalbinizi kuşatmaya geldiydik.

    hoşgeldiniz. buyrun, işte kalbim. 
    adımı unuttuğum zamanlarda rüknettinim. 
    gövdesi ihlâl edilmiş bir yetimim. 
    şu kapıdan buyurun, az ilerisi benim kalbim.

    benim kalbim bir ıslah evidir doktor 
    yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde 
    benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir 
    kuştur 
    uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde 
    kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor 
    tıkanır, ölür metropollerde 
    ardından ağıtlar okunur.

    bir çiçeği uyandırmek için mi 
    söner bu ateşgâhlar 
    kaldırmak için mi yeraltını 
    o derin uykudan 
    kurur bu göl 
    ne var ne oluyor 
    neden türkü söylüyor fesleğenler 
    uzakta biri mi göründü 
    biri incil okurken düşüp bayıldı mı 
    bir rüya mı gördü yalnız keşişler 
    yeni bir ilim mi keşfedildi 
    ne oldu?

    adım rüknettin, tanışıyor olmalıyız 
    bir çay oçağında yahut bir merdiven başında 
    sunmuş olmalıyım kalbimi size 
    bakın! demiş olmalıyım henüz avladım onu 
    iğvanın zehrini boşalttığı kuyularda. 
    yalnız günah parlar zifiri karanlıkta 
    ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur 
    bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda 
    ay gibi ışıdığında bir aşk 
    bir mevsim yönünü şaşırdığında.

    hayret etmiş olmalsınız, kalbim 
    hazerfen misali havalanınca.

    korkarım sevgili doktor bu mektuba kendimi 
    üzerek başlayacağım 
    çabuk büyüyen bir çocuk gibi çeplerimin 
    nerede olduğunu unutacağım önce 
    ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine.

    sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı 
    unutacağım 
    unutacağım hangi şehirde durursam yâr 
    beni karşılar 
    nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar 
    gülümseyen bir arap olacak yüzümün size 
    bakan tarafı 
    terkedip gitmelerin ağırlaştırdığı bir güz 
    olacak öte yarısı

    alnımın dokunduğu yerden savaşlar artacak 
    ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet 
    gönüllü mahlupları olacak hayatın doktor! 
    'yarından korkan adam' rüknettin böyle söyler.

    siz doktor yazabilir misiniz bir gülü yeniden 
    alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa 
    kabaran yağmuru yeraltına 
    ve bir aşkı ayrılığa 
    yakıştırabilir misiniz doktor 
    kanatlarında hüzün ve manolya 
    taşıyan kuşlarla konuşabilir 
    ve trampetimi geri verebilirmisiniz bana

    bir ilkokul atlasında gemilerim yandıydı 
    cenevizden geliyordum elimde mektuplarım vardı 
    elimde ölü bir kızın sağır saçları vardı 
    benki rüknettindim kuşlardan bir ordum vardı 
    bir mevisimin ortasında kalakaldıydım

    bakkaldan manavdan değil 
    cenevizden geliyordum doktor 
    o kızın saçlarından geliyordum 
    yitirilmiş bir mahkemeden 
    galiba kalbimden geliyordum.

    o ayaklarını değdirdiğin deniz rüknettin, 
    yani yarın 
    o ıssız ve derin ülkesi yavrukurtların 
    içli kızlarım kederine ilişkin o hakikat 
    gün gelir seni açıklarında boğar 
    ve haykırır ardından terkedip geldikleri sulara 
    hiç ağ vurmamış balıklar; 
    eve dön! eve dön!

    dönersin aklında hüthüt kuşları kalır 
    ardında sevmeyen ve sevilmeyen bir adam kalır 
    ve rüknettin, senin kalbinden, her akşam 
    utangaç çocuklar yeryüzüne dağılır.

    güvercinler nasıl taşırsa ömrünü 
    öyle taşırsın sır misali kalbini 
    tabipler o yardan el çekerse 
    aynalar sırrına agâh olur rüknettin

    ne bir halvet olur sana bu dünya 
    ne tutuşan gövdene bir gölge 
    suskun balıkların dilini çözen rüya 
    gün gelir sana mihrap olur rüknettin.

    bir güle boyun eğdiren nedir 
    o aşk değilse 
    nedir kalbe çıkartılan 
    tutuklama emri 
    aşk değilse 
    Ah, o sığınaklardan 
    yitikleri toplayan 
    ve düşlere vuran gemi 
    nedir aşk değilse

    size kendimden bahsediyorum doktor 
    'biraz yağmur kimseyi inciltmez'

    iyi ruhların arasında dolaşan 
    bir gölgeden söz ediyorum 
    acıdan çatlamış kalbi 
    soğu dayanıklı kılan 
    bir bilgiden 
    terkedilmiş şizofrenleri 
    kendine çeken vadiden 
    keşişlerin hüznünden 
    ve bir aşk yüzünden 
    ayları karıştıran kişinin 
    tababeti ruhiyesinden

    size kendimden bahsediyorum doktor 
    'ben kar yağarken ıslanmam'

    benim öbür adım rüzgar 
    uğradığım orman 
    değdiğim kalp uğuldar 
Kısaca; Okumadan geçen bir gün, yitirilmiş bir gündür. (J. P. Sartre
Her insanın bir öyküsü vardır,
Ama her insanın bir şiiri yoktur.
Özdemir Asaf
Gıda mühendisi iş sağlığı ve güvenliği uzmanı
1 okur puanı
16 Ara 2018 tarihinde katıldı.

Okuduğu kitaplar 44 kitap

  • Kitab-ı Aşk
  • Bavul - Sayı 40
  • İzdiham - Sayı 11
  • Kafa Dergi Sayı  53
  • OT Dergi - Sayı 71
  • Bir Adam Yaratmak
  • Yedi Güzel Adam
  • Eylül
  • Huzur Sokağı
  • Hz. Aişe

Okuyacağı kitaplar 18 kitap

  • Bir Ceza Avukatının Anıları
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Çile
  • Beyin ve Bağırsak
  • Tahıl Beyin - Yaşam Planı
  • Pulbiber Mahallesi
  • Grapon Kağıtları
  • Kelime Defteri
  • Mor Mürekkep
  • Cümle Kapısı

Kütüphanesindekiler 48 kitap

  • Kitab-ı Aşk
  • Bavul - Sayı 40
  • İzdiham - Sayı 11
  • Kafa Dergi Sayı  53
  • OT Dergi - Sayı 71
  • Bir Adam Yaratmak
  • Yedi Güzel Adam
  • Eylül
  • Huzur Sokağı
  • Hz. Aişe

Beğendiği kitaplar 10 kitap

  • Gıda Mühendisi Gibi Düşünmek
  • Yerli Yersiz Cümleler
  • Mavi Lale
  • Mimoza Sürgünü
  • Nun Masalları
  • Mücellâ
  • Lâ: Sonsuzluk Hecesi
  • Yusuf ile Zuleyha
  • Düşerken
  • Şanzelize Düğün Salonu

Beğendiği yazarlar 23 kitap

  • Nazan Bekiroğlu
  • Metin Özata
  • İskender Pala
  • Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Bavul Dergisi
  • İzdiham Dergisi
  • Kafa Dergisi
  • Ot Dergisi
  • Necip Fazıl Kısakürek
  • Cahit Zarifoğlu
Okur takip önerileri
Daha fazla