Nilay Çoban

Nilay Çoban
@nilaycobsn
Oku,şayet hisli bir yürek lazımsa.
Reklam
Bizler mânâdan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak mânâyı keşif ve inşa etmekle mükellef bireyleriz. Buraya fırlatılıp atılmadığımız için evrenle bir kavgamız da olamaz. Zira ben ve evren, biz ve varlık aynı hikmet, merhamet ve ihsan kaynağından besleniyoruz. Mekânın sahibi ne sensin ne ben, ne de öteki. Mekânın sahibi, Ötesi.
Makinelerin seslerini duymadan modern ve medeni bir hayat yaşamamızın mümkün olmadığı telkin ediliyor. Sessizlik eksik, yanlış, kusurlu ve şüpheli ve hatta tehlikeli bir hâl olarak görülüyor. Böyle bir gürültü çağında düşünmek, bir şeyin derinlerine nüfuz etmek, tefekkür ve teemmül etmem anlamsız ve faydasız mistik bir eylem olarak makkûm ediliyor. Oysa sessizlik olmadan anlamlı ses çıkartmak bile mümkün değil.
Yaşadığımız çağın tuhuna işlemiş olan gürültü ve patırtı bir mitralyöz gibi her hün aklımıza ve kalbimize ateş açıyor. İş üretim, verimlilik, yenilik, hareket ve dinamizm adı altında üretilen gürültü ve kakafoni zihinlerimizi iğdiş ediyor, akli melekelerimizi köreltiyor ve kalplerimizi karartıyor.