I.

Her halükarda sizin de söylediğiniz gibi, insanın saldırgan dürtülerinden tamamen kurtulmak söz konusu değildir. Bu dürtülerin yönünü, kendilerini savaşla ifade etmemelerini sağlayacak ölçüde değiştirmeye çalışmak yeterlidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Birleştirici bir otorite ortaya koyacak bir güç bugün de yoktur. Bugün milletleri yönlendiren ideallerin, onları karşıt yönlere savurduğu son derece açıktır. ... İnsanları savaşa hevesli bir hale getirmenin çok kolay olduğu gerçeği karşısında şaşkınlığınızı ifade ediyor ve insanın içinde savaş çığırtkanlığına yatkın bir şey – nefret ve imha içgüdüsü – olduğundan şüphelendiğinizi de ekliyorsunuz. Yapabileceğim tek şey bir defa daha bu görüşe tamamen katıldığımı söylemektir. Bu tür bir içgüdünün varlığına inanıyoruz...
Toplumu bir arada tutan iki etken olduğunu gördük: Şiddetin zorlayıcı gücü ve bireyleri arasındaki duygusal bağlar (teknik anlamda özdeşleşme). Etkenlerden biri yoksa, toplumu bir arada tutan muhtemelen diğeri olacaktır. Doğal olarak, fikirler, ancak toplumun bireyleri arasında kayda değer bir yakınlık söylemi yaratırlarsa önem kazanabilirler...
Savaşlar ancak insanlık tüm çıkar çatışmaları için karar verme hakkını merkezi bir otoriteye devretme amacıyla birleşirse kesin olarak engellenebilir. Bunun birbirinden açıkça ayrı iki şartı vardır: Üstün bir organ yaratılması ve bu organın gerekli güçle donatılması. Birinden birinin yokluğu işe yaramaz.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Başlangıçta durum şöyleydi: Kim kaba şiddet ya da zekâ ile desteklenen şiddet kullanmada daha güçlüyse, o egemendi. Bu rejimin evrim sürecinde değişikliğe uğradığını biliyoruz. Şiddetten hukuk ya da adalete giden bir yol vardı. Neydi bu yol? Ben sadece bir tek yol olduğuna inanıyorum: Tek bir bireyin üstün gücüne birçok zayıf bireyin birleşerek rekabet edebileceği gerçeğine giden yol. “L’union fait la force.” Şiddet birleşerek kırılabilir ve birlik olanların gücü artık tek bir bireyin şiddetinin aksine hukuku temsil eder. Böylece hukukun toplumun gücü olduğunu görüyoruz. Yine de şiddet ona karşı direnen her bireye yönelmeye hazırdır.
Sayfa 23·Kitabı okudu