Albert Einstein

Albert Einstein

Yazar
8.1/10
547 Kişi
·
1.592
Okunma
·
566
Beğeni
·
14527
Gösterim
Adı:
Albert Einstein
Unvan:
Fizikçi
Doğum:
Ulm, Alman İmparatorluğu, 14 Mart 1879
Ölüm:
Princeton, New Jersey, Abd, 18 Nisan 1955
Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi.
Almanya'nın Ulm kentinde dünyaya gelen Einstein, yaşamının ilk yıllarını Münih'te geçirdi. Lise eğitimini ve yüksek eğitimini İsviçre'de tamamladı fakat bir üniversitede iş bulmada yaşadığı zorluklar nedeniyle bir patent ofisinde müfettiş olarak çalışmaya başladı. 1905 yılı Einstein için bir mucize yıl oldu ve o dönemde kuramları hemen benimsenmemiş olsa da ileride fizikte devrim yaratacak olan dört makale yayınladı. 1914 yılında Max Planck'ın kişisel ricası ile Almanya'ya geri döndü. 1921 yılında fotoelektrik etki üzerine çalışmaları nedeniyle Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. Nazi Partisi'nin iktidara yükselişi nedeniyle 1933'te Almanya'yı terk etti ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti. Ömrünün geri kalanını geçirdiği Princeton'da hayatını kaybetmiştir.

Albert Einstein, özel görelilik ve genel görelilik kuramları ile iki yüzyıldır Newton mekaniğinin hakim olduğu uzay anlayışında bir devrim yaratmıştır. Sadece matematik hesaplamalar ve denklemler ile oluşturduğu kuramları sonradan deneysel olarak defalarca doğrulanmıştır. E = mc2 denklemi ile formüle ettiği kütle-enerji eşdeğerliği yıldızların nasıl enerji oluşturduğuna açıklama getirmiş ve nükleer teknolojinin önünü açmıştır. Fotoelektrik etki ve Brown hareketine getirdiği matematiksel açıklamalar, modern fiziğe diğer katkıları arasındadır. Ömrünün büyük bir kısmını bütün kuramları birleştiren bir birleşik alan kuramı yaratmaya çalışarak geçirmiş ama bu çabaları sonuçsuz kalmıştır. Einstein kuantum mekaniğinin bazı sonuçlarına, özellikle belirsizlik ilkesine oldukça şüpheci yaklaşmış fakat bu yaklaşımlar ileride geniş kabul görmüştür.

Einstein Nazilerin nükleer bomba geliştirmesi endişesiyle ABD başkanı Roosevelt'e bir mektup göndermiş, ABD'nin nükleer çalışmalara başlamasını tavsiye etmiştir. Holokost sonrası Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olması gerektiği fikrini savunmuş, İsrail'in kuruluşuna destek vermiştir. Çeşitli söyleşilerinde Yahudilik dinine ve diğer kutsal kitaplara inanmadığını belirtmiş, sosyalizme sempati duyan bir makale yayınlamıştır. Bertrand Russell ile birlikte nükleer silahlara karşı bir manifesto da yayınlamıştır.

Einstein hayatı boyunca 300’den fazla bilimsel makale yayınlamıştır, ayrıca 150’den fazla bilim dışı çalışmaları da olmuştur. Başarıları ve eserleri nedeniyle Einstein sözcüğü, “dahi” ile eşanlamlı kullanılmaya başlanmıştır.

18 Nisan 1955’te, Albert Einstein iç kanama geçirdi. İsrail’in kuruluşunun yedinci yıl dönümü nedeniyle bir televizyon konuşmasının taslağını hazırlıyordu ama bitiremeden hayatını kaybetti. Einstein ameliyatı şu sözlerle reddetti, “İstediğim zaman gitmek istiyorum. Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız. Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum”. 76 yaşında, Princeton Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Einstein’ın kalıntıları yakıldı ve külleri bilinmeyen bir yere serpildi. Otopsisi sırasında Princeton Hastanesi patolojisti Thomas Stoltz Harvey, Einstein’ın beynini korumak için ailesinden izin alarak çıkardı. İleride nörolojinin Einstein’ın neden bu kadar zeki olduğunu bulacağına inanıyordu.
Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece 2’ye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.
192 syf.
·9/10
Merhabalar Einstein Aforizmalar kitabının incelemesine kitapta yer verilen bir alıntı ile başlamak isterim : “Yaşamanın iki şekli vardır : hiçbir şey mucize değilmiş gibi yada her şey mucizeymiş gibi yaşamak.”
Her zaman hayatını merak ettiğim ve araştırmaya çalıştığım bilim insanı olan Albert Einstein kitabında tüm yaşamı mucizelerle dolu olduğuna inanan ve buradan ilham alarak yaşamı ve dünyayı açıklamaya çalışıyor.Albert Einstein’in çalışmalarının etkisi günümüzde de kendini hissettirmektedir.Zor bir çocukluk ve okul hayatı geçirmesine rağmen zorlukların üstesinden gelen bilim insanıdır.Her zaman bilim insanını yaşadığı zorluklarla tanırız ancak bilim insanı insani değerleri ve davranışları da çok önemsemiş onun içinde şöyle demiştir :
“Evren dediğimiz bütünün bir parçası olan insanın her canlıyı ve evrenin tüm güzelliklerini kucaklaması gerekmektedir.”
Bence herkesin bu kitaptan daha önce Albert Einstein ile tanışıp anlaşılmaya çalışıldıktan sonra okunması gereken bir eser.
Keyifli Okumalar Dilerim
112 syf.
·2 günde·8/10
Teorik fizikçi ve bilim insanı Albert Einstein'in siyaset, din, bilim, eğitim ve toplumsal sorunlar üzerine yazmış olduğu bir kitap.

Kitap 1934 yılında yayınlandığından Einstein kitapta daha çok o dönemki sorunlardan, savaşın etkilerinden, insan haklarından ve düşünce özgürlüğünden bahs etmiş. Daha o dönem yazmış olduğu eğitim hakkındaki fikirlerin bugün hala hayata geçirilmemiş olduğunu görüyoruz. Savaşa karşı fikirlerini de kitapta dile getiren Einstein uluslararası kargaşadan kurtulmanın yolunun bir dünya devleti kurulması olduğunu belirtiyor.

Kitabın yazarı Einstein olunca tabii onun fikirlerini okumak istiyor insan. Kitap tam da beklentimi karşılamadı ama Einstein her zaman okunmalı benim fikrime göre.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Albert Einstein 1916 yılında yayınladığı ve teoriyle başlayıp ispatla sonlanan eseri. Basit terimler kullanmaya özen göstererek, matematiğin gauss, öklid denklemleri ve fizikteki hareket kurallarıyla anlatmaya çalıştığı genel ve özel görelilik kuralları ile 1921 yılında nobel fizik ödülü almıştır. Uzun yıllar tartışmalara yol açmış ve sonunda teorisyen olarak söylediği pek çok fikir ispatlanmıştır. Kitabın içeriği 1914-1915 yıllarında prusya da verdiği konferanslar dizisinde anlattığı bildirgelerin toplamıdır.

Kısaca bu kuramının içinde anlattığı kütleçekim teorisi ise şöyledir:
Ona göre kütle çekimi diye birşey yoktur, kütle çekimi zannettiğimiz şey bükülmeler yüzünden oluşur. Einstein' e göre uzay-zaman doludur. Büyük kütleler de uzayda bükülme yaratır, tıpkı gergin bir çarşafın üzerine koyacağınız bir güllenin çarşafı içeri doğru çekeceği ve etrafında bir bükülme yaratacağı gibi. Dünyamız da işte bu yüzden güneş'in etrafında ister istemez dönmektedir. Dünya bu bükümden çıkamamaktadır çünkü diğer cisimler de o bükümün dışını bükmektedir. Aynı şekilde dünya da uzayı büküyor ve bu bükmeyle ay'ı tutuyor. Yine aynı şekilde bükülen uzay biz canlıları bastırıyor ve bizler bu sayede bir yere fırlamıyoruz. Yani Einstein' a göre kısaca, yer bizi çektiği için değil, uzaydaki bükülmeler bizi bastırdığı için toprağın üzerinde durabiliyoruz.
Bu kuramından yola çıkarak, kütlelerin, yakınlarından geçen ışığı da büktüğünü dolayısıyla bizim geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların aslında o göründükleri noktada olmadıklarını söyler.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Einstein adeta bu kitapta laboratuvardan çıkıp karşımızdaki koltuğa oturuyor ve çağın toplumsal sorunlarına, güncel olaylarına bir sosyolog edasıyla yorumlar, çözümler getiriyor. Katılmadığım bazı düşünceleri vardı ama o zaten yorumları yaparken doğru söylediği konusunda diretmiyor. Bunlar sadece benim görüşlerim diyor. Ayrıca bilinenin aksine Einstein bu kitapta gayet anlaşılır. :)
Einstein nelere değinmemiş ki, her şeyle ilgili yorum yapmış. Hayatın anlamı, dünya görüşü, zenginlik, din-bilim-toplum ilişkisi, sosyalizm, zenci sorunu, insan hakları, eğitim, savaş ve barışla ilgili derlenmiş denemeler çarpıcı fikirler ve aforizmalarla dolu bir kitap. Ama en dikkat çekicileri ve üzerinde en çok durulanı uluslararası kargaşa ve güç yarışı yerine Einstein'in bir dünya devleti kurulması fikrini sebepleriyle birlikte anlatmasıydı. Ve tabii en çok merak edilenlerden biri: atom bombası. Einstein, yapıştırılan bu yaftayla ilgili de bir şeyler anlatıyor bize. Sadece atom bombası savunması için bile merak edip okunabilir. Bunların yanı sıra eğitim konusunda yetkililere nasihatlar tadında bir deneme ve Freud'a yazdığı mektup da bu kitapta bulunuyor.
En başta da dediğim gibi sanki ben bir konu başlıkları listesi hazırlayıp masaya koymuşum ve Einstein o listeyi alıp bu konularla ilgili düşüncelerini söylemiş. Öyle bir tat aldım.
İyi ya da kötü Einstein'in fikirlerini merak ediyorsanız bilim dışı denemelerinin derlendiği bu kitabı okuyabilirsiniz.
115 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Benim Gözümden Dünya kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/D5hFSk0ntRM

Einstein'ın ne de güzel gözü varmış dedirtti. Böyle bir dehanın kendi yazdığı sözlerini okuyabilmek güzel bir şanstı kendi adıma.

Savaşı hiç ama hiç sevmemesi ve anlamsız bulması, askeri eğitimin insanlar üzerindeki kritik psikolojik etkileri ve içerdiği insan hakları ihlalleri hakkında düşünceleri, sanatçıların ve fikir adamlarının insanlığa dair duygulardan çok milliyetçi duygularla hareket ettiğini düşünmesi ve çağdaş sorunlara yenilikçi öneriler gibi bazı düşüncelerimiz paralellik taşıyor kendisiyle.

Silahsızlanma, yeni nesillerden duyduğu umut, akademilerle yaptığı çeşitli mektuplaşmalar, siyonist düşünce hakkındaki görüşleri, uluslararası bir barış kurma amacıyla kafasında tasarladığı uluslararası bir mahkeme gibi düşünceleri açısından kitap kendisini tanımak adına kısa bir otobiyografi özelliğini taşıyor. Her ne kadar meslek ve kişilik olarak benzemeseler de kitabın ilk kısımlarından ve iğneleyici yazım üslubundan dolayı kendisini Müjdat Gezen'in kitaplarında kullandığı üsluba çok benzettim.
192 syf.
·2 günde·7/10
Tesla Aforizmalar'ın iki kitabını çok güzel bulduğumdan dolayı okuduğum Einstein Aforizmalar kitabı birçok tanınmış ismin Aforizmalar adıyla çıkardığı kendi sözlerinden oluşmaktadır. En bilindik fotoğrafı dil çıkaran fotoğrafı olan Einstein'in sözlerinden oluşan bu kitap çok güzel cümleler ve ilhama veren düşüncelerden oluşurken Aforizmalar 'a göre biraz geride kalmış bir kitap.
112 syf.
·1 günde·8/10
“İç ve dış hayatımın, ölü ve diri bütün insanların emeğine bağlı olduğunu, aldığım ve hala almakta olduğum şeyleri aynı ölçüde var gücümle vermeye çalışmam gerektiğini her gün durmadan düşünüyorum.” diyen Einstein’ın hayata dair görüşlerini içeren kısa yazılarından oluşan kitap, çok konuda evrensel fikirlere öncülük ediyor.

“Yolumu aydınlatan, bana durmadan yaşama sevinci ve cesareti veren ülküler; İYİLİK, GÜZELLİK ve DOĞRULUK olmuştur.”

“Ne var ki, iyilik ve güzellik değerleri eksikliğinin salt düşünsel bir çabayla giderilebileceğine inanmıyorum.”
Bence okunmaya ve paylaşılmaya değer bir kitap... Keyifli okumalar.
83 syf.
Dünyada bilim denilince ilk akla gelen isimlerin başında gelen Albert Einstein'in penceresinden dünyaya bir bakış olarak kısaca özetlenebilecek bu eserinden birkaç hususa değinmek istiyorum.

Öncelikle hep söylenilegelen Einstein'in atom bombasını yaptığı veya buna neden olduğu haliyle de büyük yıkımlara neden olduğu konusunda, Einstein'in getirdiği açıklama: Meşhur bilimsel denklemi ortaya koymuş olması ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler Almanya'sinin nükleer silah yapımını başarmasi tehlikesi nedeniyle, başkan Roosevelt'e nükleer silah yapımını teşvik eden mektup yazmış olmasıdır. Yani aslında olası büyük tehlike karşısında barışı sağlamaya çalışmaktır yaptığı.

Barışın sürekliliğini sağlamak için de bir dünya devleti kurulmasını isteyen Einstein, kitabında yer yer Hitler'den kaçarak geldiği ABD'yi de çeşitli nedenlerle elestirmektedir. Bunlar; zencilere yapılan ayrımcılık(ırkçılık), SSCB'yi tehdit olarak görüp halkı manipüle ederek çeşitli antidemokratik işler yapılması, nispeten de kapitalist düzen...

Einstein'in eğitim üzerine düşüncelerine de tamamen katılmamak elde değil diye düşünüyorum. Eğitimin amacının kişiye herhangi bir konuda uzmanlık sağlamak veya onu bilgi bombadirmanina maruz bırakmak olmadığı; kişiyi eleştirel ve sorgulayan, farkındaligi yüksek bir birey haline getirmek olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, kişinin içinde yaşadığı toplumdan kopuk olmaması gerektiği aksine toplumunun farkında olmasi ve bir amacının her daim toplum temelli olmasi gerektiği söylenmiş diyebiliriz. Nitekim Einstein kitabında sık sık insanın toplumsal yönüne vurgu yapmaktadır. İnsanı, hayvandan ayıranin onun toplumsal bir canlı olması olduğunu söylüyor.

Einstein deyince hemen akla gelen diğer bir konu da onun din hakkındaki düşünceleridir. En çok duyduğumuz ve bir kesimin Einstein'in başka hiçbir sözünü görmeden ve onun hayata bakışını irdelemeden kendi inançları için bir tanık gösterme aracı olarak kullandıkları "Tanrı zar atmaz." sözünün aslında bu kesimin anladığı gibi bir manaya gelmediğini, Einstein'in bu kitaptaki yazılarından ötürü anlayabiliyoruz.

Einstein, dinleri oluşturan iki etmen görüyor diyebiliriz. Bunlardan birisi, insanın evren karşısındaki hayranliginin çeşitli korkulariyla birleşmesi, sonra da bunun krallar, rahipler elinde giderek sistemlesmesidir. Diğeri ise Freud'un Tanrıyı açıkladığı Baba kompleksidir diyebiliriz. Ancak Einstein; insana müdahale eden, insanı sınav yapan ve bu sınavın neticesinde de onu ödüllendirecegi veya cezalandiracagi bir Tanrıya ve bundan şekillenen bir dine inanmadigini görebiliyoruz. Einstein bir bilim insanı olarak yaklaşarak, evrendeki sırları çözme yolunda atılacak küçük bir adımın insanda yaratacağı huşuyu dindarlik, evrenin ardında bir aklın olmasını da Tanrı olarak niteliyor. Yani deistik ve panteistik bir Tanrı anlayışı bulunmaktadır.


Özetle, Einstein'in fikirlerini okumak ve onun penceresinden dünyaya bakmak oldukça güzeldi. Neredeyse her sayfasında veya iki sayfada bir alıntilamak istediğim pasajlar oldu. Özellikle kimi düşünceleri(ABD'nin soğuk savaş nedeniyle halkını sürekli dış tehdit var diyerek bir yöne sokması ve aydınları baskıya alması gibi) bana Uganda'yi anımsattı.


İyi okumalar..

Yazarın biyografisi

Adı:
Albert Einstein
Unvan:
Fizikçi
Doğum:
Ulm, Alman İmparatorluğu, 14 Mart 1879
Ölüm:
Princeton, New Jersey, Abd, 18 Nisan 1955
Yahudi asıllı Alman teorik fizikçi.
Almanya'nın Ulm kentinde dünyaya gelen Einstein, yaşamının ilk yıllarını Münih'te geçirdi. Lise eğitimini ve yüksek eğitimini İsviçre'de tamamladı fakat bir üniversitede iş bulmada yaşadığı zorluklar nedeniyle bir patent ofisinde müfettiş olarak çalışmaya başladı. 1905 yılı Einstein için bir mucize yıl oldu ve o dönemde kuramları hemen benimsenmemiş olsa da ileride fizikte devrim yaratacak olan dört makale yayınladı. 1914 yılında Max Planck'ın kişisel ricası ile Almanya'ya geri döndü. 1921 yılında fotoelektrik etki üzerine çalışmaları nedeniyle Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. Nazi Partisi'nin iktidara yükselişi nedeniyle 1933'te Almanya'yı terk etti ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti. Ömrünün geri kalanını geçirdiği Princeton'da hayatını kaybetmiştir.

Albert Einstein, özel görelilik ve genel görelilik kuramları ile iki yüzyıldır Newton mekaniğinin hakim olduğu uzay anlayışında bir devrim yaratmıştır. Sadece matematik hesaplamalar ve denklemler ile oluşturduğu kuramları sonradan deneysel olarak defalarca doğrulanmıştır. E = mc2 denklemi ile formüle ettiği kütle-enerji eşdeğerliği yıldızların nasıl enerji oluşturduğuna açıklama getirmiş ve nükleer teknolojinin önünü açmıştır. Fotoelektrik etki ve Brown hareketine getirdiği matematiksel açıklamalar, modern fiziğe diğer katkıları arasındadır. Ömrünün büyük bir kısmını bütün kuramları birleştiren bir birleşik alan kuramı yaratmaya çalışarak geçirmiş ama bu çabaları sonuçsuz kalmıştır. Einstein kuantum mekaniğinin bazı sonuçlarına, özellikle belirsizlik ilkesine oldukça şüpheci yaklaşmış fakat bu yaklaşımlar ileride geniş kabul görmüştür.

Einstein Nazilerin nükleer bomba geliştirmesi endişesiyle ABD başkanı Roosevelt'e bir mektup göndermiş, ABD'nin nükleer çalışmalara başlamasını tavsiye etmiştir. Holokost sonrası Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olması gerektiği fikrini savunmuş, İsrail'in kuruluşuna destek vermiştir. Çeşitli söyleşilerinde Yahudilik dinine ve diğer kutsal kitaplara inanmadığını belirtmiş, sosyalizme sempati duyan bir makale yayınlamıştır. Bertrand Russell ile birlikte nükleer silahlara karşı bir manifesto da yayınlamıştır.

Einstein hayatı boyunca 300’den fazla bilimsel makale yayınlamıştır, ayrıca 150’den fazla bilim dışı çalışmaları da olmuştur. Başarıları ve eserleri nedeniyle Einstein sözcüğü, “dahi” ile eşanlamlı kullanılmaya başlanmıştır.

18 Nisan 1955’te, Albert Einstein iç kanama geçirdi. İsrail’in kuruluşunun yedinci yıl dönümü nedeniyle bir televizyon konuşmasının taslağını hazırlıyordu ama bitiremeden hayatını kaybetti. Einstein ameliyatı şu sözlerle reddetti, “İstediğim zaman gitmek istiyorum. Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız. Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum”. 76 yaşında, Princeton Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Einstein’ın kalıntıları yakıldı ve külleri bilinmeyen bir yere serpildi. Otopsisi sırasında Princeton Hastanesi patolojisti Thomas Stoltz Harvey, Einstein’ın beynini korumak için ailesinden izin alarak çıkardı. İleride nörolojinin Einstein’ın neden bu kadar zeki olduğunu bulacağına inanıyordu.

Yazar istatistikleri

  • 566 okur beğendi.
  • 1.592 okur okudu.
  • 65 okur okuyor.
  • 2.535 okur okuyacak.
  • 40 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları