Şöyle bize verilen nimetleri saymaya kalksak nimetin altında eziliriz.
Sadece şuan için bi tefekkür etsene..
Etrafına bir bak, oturduğun yere, duvarlara, kitaplarına, kıyafetlerine, açım diye bağırmayan midenin huzuru, elinin ayağının sağlam olması ve verilen onca nimeti tutabilmek, o nimetlere yürüyebilmek, okadar nimeti duyabilmek, en mükemmel şekilde yaratılmış ve hizmetine sunulmuş tüm o nimetleri görebilmek, sonra tadabilmek..
Ve biz, okadar aciziz ki, kendi organlarımız üzerinde bile hükmedemiyoruz aslında..
Aldığımız nefese kadar O'nun izni ve ol demesiyle alıyor ve yaşıyorsuz..
Sonra hayattasa, annemiz.. Adeta bir Cennet projesi! Cennet vizesi..
Nefes alıyorsa babamız, dua kaynağı..
Bedava güneş, tertemiz su, oksijen..
Eş, ev, binek, rızk, evlatlar..
Ve bütün bu nimetlerin EN üstünü de Allâhin seni ISLÂM ile şereflendirmiş olması ! Allahuekber.. Bitmiyor,
Ve bu öyle bir Rab' ki, günah işlediğin an gazabını üzerine indirmiyor, sabrediyor merhamet ediyor. Veriyor da veriyor..
Fitne geliyor başımıza, sabrediyor kazanıyoruz.
İyilik geliyor başımıza, şükrediyor kazanıyoruz.
En ufak yorgunluk ve keder bile işlediğimiz günahlara kefaret oluyor, ey kardeşim!
Birde bütün bunların üstüne Allâh teâlâ 'şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ' buyurmuyor mu.....
Allahuekber!
İşi Vaktinden Çok Olanlar