"bana verdiklerini hafife alma sakın. dostluğun değerini, benim anormal olmadığımı anlamamın, dokunabilen ve dokunulabilen biri olduğunu anlamamın değerini hafife alma."
+ "belki sınırlı kapasitemin sınırlarına kadar gitmişimdir" diye cevap verdi breuer. "sen hep kendi yolumu bulmamı söyledin, 'o' yolu ya da senin yolunu değil. belki de iş, içinde bulunduğum toplum, ailedir beni anlamlı bir hayata götüren yol. yine de yetersiz kaldım, konforlu sınırların içinde kaldım, hakikatin güneşine senin gibi bakamıyorum."
- "ben de bazen gölgeye kaçmak istiyorum."
"yirmi dakika sonra, berberin çatlak aynasına bakarken kendi yüzüne karşı yüreği merhametle doldu. yüzünü görmediği onca yılda, yüzünün, sakalın karanlığında zamana karşı verdiği savaşı unutmuştu. şimdi yüzü çıplak kalınca, yüzünün yorgun ve hırpalanmış olduğunu gördü. sadece alnı ile kaşları zamana iyi dayanmışlar, yüzünün sarkık, gevşek etlerini sıkıca tutuyorlardı."
Sayfa 368 - 'kendi yüzüne karşı yüreği merhametle doldu'·Kitabı okudu