Aşk, gurur, ön yargı...
Bir araya geldiklerinde ne kadar korkunç bir üçlü değil mi?
Kim bilir neler kaybettik hayatta gururumuz nedeniyle...
Ön yargılarımız hangi kaybedişlere vesile oldu kim bilir?
Kimleri tanımaktan geçtik bu yüzden?
Hangi aşkları daha doğmadan, anne karnında yok ettik?
Neler kaldı içimizde, hangi acıları büyüttük?
Döneme dair birçok konuda fikir sahibi oluyoruz eseri okurken:
Toplumun kadına bakışı,
Ailenin çocuklara bakışı,
Aile, namus kavramlarının o dönemdeki durumları,
Evlilik,
Saygınlık,
Sosyal statüler...
Ne ararsanız bulabileceğiniz kült bir eser.
Okurken en çok hoşuma giden başkahramandaki "güçlü kadın" imajı oldu. Zira eserde:
Yakışıklılık - güzelliğe tapan,
Balo balo gezip kendisine kısmet bulmaya çalışan,
Mutluluğu aşkta değil parada bulacağını sanan tiplemeler de vardı.
Ve tabii zamanını kütüphanede, okuyarak geçiren tiplemeler de...
Spoiler vermek istemem ama evin kitap delisi kızı evde kaldı. Belki de okumayı sevmenin yegâne getirisi de buydu...
Elizabeth, Darcy'ye karşı önyargılıdır ve Darcy de Elizabeth'e karşı önyargılıdır. Birbirine karşı önyargılı iki genç…