Kitaba başlamadan önce kitabın adı neden "Teneke" diye düşündüm taki kitabı okumaya başlayıncaya kadar öyle yazdığıma bakmayın kitabın son satırında anladım.
Çukurova'da bir köy düşünün cumhuriyetin ilk yıllarında verimli Çukurova'da pamuk yerine binlerce dönümlük araziye insanları çocukları hiçe sayarak çeltik yani pirinç ekmeye çalışan zengin birkaç ağayı anlatıyor defalarca sıtmadan ölmüş çocuklar evleri sular altında kalan köylüler... Sonra bir gün köye bir kaymakam atanır. Başta her şey ağaların istediği gibi gitmeye başlar çünkü kaymakamı güllük gülistanlık bir ortam varmışçasına kandırırlar. Daha sonra kaymakam arkadan dönen bütün olayların farkına varır kaymakam bu planlara asla boyun eğmemiştir. Çeltik ağaları parayla açılmayacak kapı olduğunu bir kez daha gösterirler tabii ki kaymakamımız bu konuda ısrarcı olduğu için sonuna kadar gitmiştir ve kaymakam o köyden alınıp başka bir köye verilmiştir( kaymakam köyden ayrılmasına rağmen ağalar bu sene zarar etmişlerdir) kaymakam köyden ayrılırken arkasından 150'ye yakın çocuk teneke çalarlar meğerse bu köyün adetiymiş. 35 yılda neredeyse 43 tane kaymakam değiştirmiş bir köy düşünün her gelen kaymakamı bu şekilde uğurlarlarmış.