Kalbim, aklım, ruhum, her şeyim deprem felaketi ve olası tüm depremler ile çevrili. Artık kafaya yiyecek noktaya geldik hepimiz eminim ki. Bugün bir hocamın kızının depremde öldüğünü duydum. O adamı veya daha nicesini evlat acısıyla, anne babasızlıkla sınamak kimin haddine! Yaptığımız her iş, herhangi bir meslek grubu, ne olursak olalım her şeyden önce insani duygularımız, vicdanımız geliyor. Hadi 2 yıl önce yaptığın binadan bilmem ne kadar milyon kâr sağladın, peki o insanların haklarını nasıl ödeyeceksin, nasıl hesap vericeksin. Karakterimiz, vicdanımız bizi biz yapar. Sen istersen en iyi üniversitede en güzel bölümü kazan. Vicdanın yoksa bir çöpsün. Her şey notlar, sınavlar, akademik hayat veya mesleğimiz değildir arkadaşlar, yüreğimizdir. Kendimizi o depremzedelerin veya dünyada yaşanmış ya da yaşanabilecek her türlü felakette, o zarar gören insanların yerine koymaktır her şey. Tamam bir yardım yaptık, para bağışı yaptım bitti. O insanlar belki kaç ay, kaç yıl evsiz kalıcak, üstelik yanlarında destek çıkabilecek bi sevdikleri dahi yokken. Sağlıklı bir insanın 3 öğün yemek yemesi lazım, 10 ilden bahsediyoruz burada kaç bin, kaç milyon insan. Senin ya da benim o çekinerek yaptığımız yardımlar her açıdan yetersiz. Ben öğrenciyim mesela, para kazanmıyorum ancak okulumda düzenleyeceğim etkinliklerden elde edilen gelirleri okulca depremzedelere bağışlaycağız. Böyle ufak ufak, damlaya damlaya göl olur. En azından o yardımlarla bir sürü insan daha doyabilir. Lütfen elimizi taşın altına koyalım. Deprem bir anlık ancak etkisi yıllardır sürebilecek bir şey. Elimizden geldiğince yardımcı olalım.