Biz, Sen'den şu şehrin hayrını ve iyiliğini, halkının hayrını ve iyiliğini, bu şehirde bulunan her şeyin hayrını ve iyiliğini dileriz. Onun şerrinden, halkının şerrinden, içinde bulunan her şeyin şerrinden Sana sığınırız!
“De ki sabahın Rabbine sığınırım: Yarattığı şeylerin şerrinden... Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden...
Düğümlere üfleyen kadınların şerrinden... Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden..."
“De ki insanların Rabbine sığınırım: İnsanların yegâne Mâlikine... İnsanların İlahına... Sinsice kalplere vesvese ve kuşku düşürüp duran vesveseci şeytanın şerrinden... O ki insanların içlerine kuruntu düşürür, vesvese verir... Cinlerden de olur o şeytan, insanlardan da...’’
"Vallahi yâ Rab, Sen olmasaydın doğruyu bulamazdık / Zekâtı da veremez, namazı da kılamazdık // Şimdi bir ruh ver bize ve güven indir üzerimize / Karşılaştığımızda sabit kıl ayağımızı, güç ver dizimize // Çünkü onlardır kışkırtan bizi / Bildikleri hâlde fitneden çekindiğimizi..."