Hayal gücünden yoksun olanların salt çevrelerinde gördükleri gerçekliğe dayanarak bir sonuca varmaktan başka çareleri yoktur. Oysa engin bir düş gücüne sahip olanlar, kendilerinin tasarımladığı, sağlamlaştırılmış şatolar kurmaya, pencerelerini de sımsıkı kapamaya eğilimlidirler.
Düş sürerken, “Kendimi rüya alemine çok fazla kaptırdım” diye düşündü. “Düşler artık gerçekliğe de sıçradılar. Beni sürükleyip götüren bir sel haline geldiler.”
Kar taneleriyse Kiyo’ nun yüzünün biçimini almış gibiydi. Yıl boyunca karın her gün yağdığı bir ülkede yaşamayı ne çok isterdim. Böylece bir an bile aklımdan çıkmazdın, Kiyo.