Sonuçta gazetede yayımlanacak hikayelerin asla trajik olmaması, hiçbir zaman mutsuz sonla bitmemesi; üslupta edebilik, düşünsel zenginlik ve duyguda hassasiyet gibi unsurları katiyen içermemesi gerektiğini keşfetti.
Açlık çekerken aklına dünyanın dört bir yanından açlıktan ölmek üzere olan binlerce insan gelmişti, ama şimdi ziyafetten yeni kalkmışçasına toktu ve açlık çeken insanlar artık zihnini meşgul etmiyordu.