Oysa yaşam genellikle insanın bir başına kalması. Uykuda. Uykuyu ararken. Derin uykuların ötesinde bile zaman zaman düşünde sezinlemiyor mu insan birbaşınalığın çaresizliğini. Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiçbir şey aramazken.
Bugün 25 Temmuz benim doğum günüm. Şimdilerde kendimi karşıma alıp oturtsam ne söylerdim diye düşündüm. Yaşadıklarımdan öğrendiğim ne var? Asıl mesele, yaşadığın her ana anlam katabilmek. Zaman ve mekanı ortadan kaldıran bir hakikat bu. Mutluluk da hüzün de bu anlama dahil.
Ama şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya:
Olanlar oldu Tanrım
Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!”