⋆nisosi

⋆nisosi
oz cadısı ‘jesus christ doakes! jesus fcking christ! you are the bay harbor butcher!!’ -dexter morgan
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Son zamanlarda garip bir lise kurgusunun içine sıkışmış gibiyim ve bu boğucu. Ayriyeten çok garip bir durum içerisindeyim, umarım bunlar geçer. Eminim geçecek de çünkü güçlü hissediyorum! 23.11.23
Güzeldi!! (Spoiler içeriyor)
8/10
·592 syf.·
2023 49. kitabı
Nerden başlamalıyım bilmiyorum direkt dalıyorum ondan dolayı. Konuyu muhtemelen biliyorsunuzdur, eğer bilmiyorsanız özet geçeyim. Ana karakter Ben Mears yazar. Küçükken bir süre kaldığı Salem's Lot'a uzun zaman sonra geri dönüyor. Küçüklüğünde onda kötü anı ve kabuslar bırakan Marsten Köşkü'nü kiralayıp orada yeni kitabını yazmak istiyor ama bir bakıyor, orası satılmış bile. Ve zaman geçtikçe köşkü satın alanların pek de normal olmadığını fark ediyoruz. İlk olarak o yavaş yavaş geren hikaye çok iyiydi. Ekip olarak çalıştıkları yerler özlemini duyduğum o arkadaşlık ve güven duygularını pekiştirdi. Kitabın sonlarına doğru karakterlerle beraber ben de bir karamsarlığa düştüm. Küçük çocuklar Ralph ve Danny Glick ile başlayan bu çılgınlık lanetli bir kasaba mitinin ortaya çıkmasına neden oluyor, bu da boğucu tabii. Özellikle son sayfalarda karakterlerin gruplara ayrılıp ayrılıp ölmesi sebepsizce sırıtmama neden oldu. Film izliyormuş gibi hissettim. Kitabın ilk sayfalarını kitabı bitirdikten sonra tekrar okuduğumda çok hoşuma gitti o gizem. Sonlardaki mektuplar ise ayriyeten muhteşemdi. Bu kötülüğün köklerine inmek çok zevkliydi. Özellikle o mektupların sonu... Yayınlanmayan kısımları okumak da ayrı güzeldi, bazı sahneler (özellikle Rahip Callahan'ın ve Jimmy Cody'nin ölümü) kitapta yer alsaydı çok güzel olurmuş. Kitabın sonunda o alevler, çok hoştu. 22.35
Korku AğıStephen King · Altın Kitaplar · 20171,375 okunma
Kazık mutlaka kalbini delmeli, yoksa vampir tekrar canlanır. Jimmy, bunu sen kontrol edersin.
Sayfa 363 - Her vampir yakalama ekibine Cody gibi bi doktor lazım.
mark petrie!! Yine çok haklı.
Uykuya dalmadan önce yetişkinlerin ne kadar tuhaf olduğunu düşündü. Korkularını atıp uyuyabilmek için yatıştırıcı ilaçlar, uyku hapları alırlar veya içki içerlerdi. Oysa korkuları o kadar sıradan şeylerdi ki... işini kaybetme korkusu, para, öğretmen bana kızar mı, karım hala beni seviyor mu, arkadaşlarım kimler... Bunlar bir çocuğun karanlıkta yatarken duyduğu korkuların yanında çok hafif kalırdı; çocuk bunları kimseye itiraf edemezdi, tek ümidi kendisini anlayacak başka bir çocuk bulmaktı. Yatağının altındaki veya bodrumdaki umacıyla başa çıkmak zorunda kalan bir çocuk için grup terapileri, psikologlar falan yoktu. Her gece bu savaşı tek başına sürdürürdü ve tek tedavisi, hayal gücünün dondurulduğu dönemdi ki, buna yetişkinlik deniyordu. İşte kısaltılmış haliyle bu düşünceler aklından geçti. Bir gece önce Matt Burke bunun gibi karanlık bir şeyle karşılaşmış, korkudan kalp krizi geçirmişti; bu gece böyle bir şeyle Mark karşılaşmış, on dakika sonra elinde tuttuğu plastik haçla uyumaya başlamıştı. Yetişkin adamlarla oğlan çocukları arasında ne büyük bir fark vardı.
Sayfa 281