m

@nnazeninn·
·
sabitlendi
Beni Güzel Hatırla
Beni güzel hatırla Sayfalarca mektup bıraktım sana Şiirler yazdım her gece çoğunu okutmadım Sakladım günahını, sevabını içimde, sessizce gittim Senden öncekiler gibi sende anlamadın Beni güzel hatırla Sana unutulmaz geceler bıraktım Sana en yorgun sabahlar Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye Vedalar bıraktım duraklarda Ne arasan bir sevdanın içinde Fazlasıyla bıraktım ardımda Beni güzel hatırla Dizlerimde uyuduğunu düşün Saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne Alnından öptüğüm dakikaları Birazdan kapını çalacağımı düşün Şaşırtmayı severim biliyorsun Bu da sana son sürprizim olsun Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum Beni güzel hatırla Gidiyorum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben senin sınırlı gövden ile beni sonsuz sarmanı diledim. Uykum seninle kışın kolları arasında devrilerek dönerek tamamlansın, içimde kuzeyin kuşları sussun istedim. Kışı ve kışın kalbimde ağırlaşan meyvesini, çiy düşmüş, soğumuş, donmuş bir dili hatırlamak için
Müminin her hali olgunlaşma, her hali ibadettir. Anne, çocuğu büyütüp olgunlaştırdığını sanır, oysa çocuk anneyi kemale erdirir. Yaratılan hiçbir şeyde boşluk yoktur. Hikmet vardır. Çocuğun ağlaması da bunlardan biridir. Sünnet noktasından bakılınca çocuğun ağlamasında bile tevhid sırrının ardından uhrevi aydınlık görünür. O ağlama ne çocuk ne de anne için boşunadır. Çocuk ağlayarak annesinin kendisiyle ilgilenmesini sağlamışır. Belki de ilgi çekmek için ağlamıştır. Sebep ne olursa olsun sonuç hikmettir. Anne de çocuğunu sabırla teskin ederek rahmeti çekmektedir.
Alıntı
“kalbine dokunabilmiş ve onu kırmayı seçmiş.”
“Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; Bir kere eğemedim bu kadının başını.” Nazım Hikmet Ran