dünyanın bütün nimetleri elinde bile olsa, onları tadabilecek bir ruh gerekir. çünkü bizi mutlu eden; bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varabilmektir.
dünyadaki evliliklerin küçük bir kısmı, zorla yaptırılan evliliklerdi. geri kalan çok büyük bir kısmı ise birbirlerini sevdiklerini sanan insanların yaptıklarıydı. daha doğrusu seveceği insanı bulamadığında, korkudan, bulduğu insanı sevmeye çalışanlar. hoşlanma hissini aşk sananlar. her taraf bu tarz çiftlerle doluydu.