Bütün teessürlerimiz, inkis d�rımız, hiddetlerimi::,
karşımıza çıkan hadiselerin aniaşı madık, beklenmedik ta-
raflarınadır. Her şeye hazır bulun . ve kimden ne gelebi-
leceğini bilen bir insanı sarsmak ümkür müdür?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz..
Halbuki o hiç de fevkalade bir adam değildi.Hatta pek alelade, hiçbir hususiyeti olmayan, her gün etrafımızda yüzlercesini gö-
rüp de bakmadan geçtiğimiz insanlardan biri idi. Haya-
tının bildiğimiz ve bilmediğimiz taraflarında insana merak
verecek bir cihet olmadığı muha,kkaktı. Böyle kimseleri
gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize soranz:
f'Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyor-
lar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde do-
laşıp nefes almalarını emrediyor?»
İnsan yalnızlaşıyor. Şöyle dikkatlice etrafınıza bir bakın. Kaç kişi bir diğerini
dikkatle dinliyor? Kaç kişi gönlünden geldiği gibi meramını ifade edebiliyor?
İnsan dili kötürüm ve kekeme bir hal almış durumda. Televizyonun uğultusu, cep
telefonunun zırıltısı, hayatın telaşı sahici bir konuşmayı giderek imkânsız hale
getiriyor. Oysa insan hikâyeler anlatmak isteyen bir varlık. Anlattığı hikâyelerin
yankılarını duymak isteyen, varoluşunu başkasının yüzünde seyretmek isteyen
bir canlı. Can, dilde hayat buluyor. Düşünürün söylediği gibi, ‘dil varlığın
evidir’