10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
Altı üstü 250 sayfa bir kitap ama üzerine konuşacak çok şey bulabilirim. Hepimizin dünyayı kurtarmak için çılgın bir fikri vardır. Ve işte size yazardan çılgın bir fikir. Mr  Nobady ,birleşmiş milletlerde tercüman olarak çalışırken birden kendini dünyayı kurtaran yok pardon kurtarmaya çalışan adam olarak bulur. Başına gelen bir olay sayesinde karşılaştığı bir mülteci, onda bir uyanışa sebep olur ve macera başlar. Tarih onu değiştireni unutmaz diyerek yola çıkar dünyayı değiştirmek için. Ve beraberinde bizde zaten son yıllarda ülkemizin gündeminde olan mülteci sorunu ve bunun çözümleri üzerine kafa yorarız. Evet kitapta anlatılanlar dünya gerçekleri, projeler ise bir hayalden öteye geçemez. Dünya barışı, insanlığın refahi için ortaya atılan bu dahiyane fikir her ne kadar aklıma yatmayan bir tarafı da olsa neden olmasın dedirtti bana ve  keşke şu günlerde kitapta olduğu gibi dünya devletleri tarafından ciddiye alınsa ve hayata geçse.Farkli topraklardan Farkı kültürleri, bir araya getirip yeni bir devlet kurmak, ve bu topraklarda huzuru vaad etmek güzel bir fikir ama ne kadar gerçekleşebilir. Tartışılır. Ama maalesef bizi yönetenlerin hiç umurunda değiliz. Ve böyle bir şey olmayacak. Zaten yazarda bunun farkında.  Biraz hayalden çıkması ve daha gerçekçi olması adına tüm yaşanabilecek engelleri ve zorlukları macera ve gerilim tadında çok güzel kurgulanmış bu kitapta. İbrahim Bakırhan ,adını daha önce duymadığım yeni tanıştığım bir yazar. Cok geniş bir hayalgucune ve hayalini destekleyecek bir bilgiye sahip bence. Benim gibi öylesine hayal kurmuyor bilgisiyle hayalini destekliyor.Bence gizli kalmış çok ilginç bir kaleme sahip . Yazdıkları hem heyecan veriyor hemde son günlerin gundemini oluşturan mülteci sorununa parmak basıyor ve detaylarıyla okuru aydınlatıyor. Özetle
Kimsesizler Adasıİbrahim Bakırhan · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202024 okunma
Hiç Kimsenin Çocuğu
8/10
·208 syf.··
2024 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2024 17:24
Marie ,alkolik bir annenin üç kızından en küçük olanıdır.Beş yaşında evlat edinildiği ailesi tarafından sevgi görmeden büyütülür.On yedi yaşında başlayan psikolojik bunalımları ve yatırıldığı hastane dönemi oldukça uzun ve çileli geçer. Üzerinde denenen ilaçların dozu şizofreni teşhisi ile gittikçe artar.Yanlış tedaviler ve hem biyolojik hem de üvey ailesinden kayıplar yaşaması onu iyice dibe çeker ve yirmi yıl gibi uzun bir süre hastanede kalmasına neden olur. İyileşmeyi ister ve bu yönde dua etmeye başlar . Hastane personelinin çabasıyla da tedavisi başarıyla tamamlanır. Sıkı çalışır ve hayal edemeyeceği boyutta başarı ve üne kavuşur. Amacı ünlü olmak değildir. Aslında hedefi sadece kendisi gibi iyileşme umudu olan hastaları günlük yaşama dahil etmek için çalışmaktır. Öğrenim hayatına devam etmesi , evlenmesi , hayatının film olması gibi güzel olaylar motivasyonunu sağlarken olumsuz dönüş aldığı başvuruları, sevdiği insanları kaybetmesi gibi olaylarla da yıkılır. Allah'a verdiği söz, insanlara faydalı olma isteği onu hayata bağlar. Hastane süreci çok uzun ve her şeyi bu kadar net hatırlaması aslında beni şaşırttı.O kadar ağır ilaçlarla bu kadar şeyi yaşadığını bile bilmesi ilginç, biraz kurgu olduğunu düşündüm.Biraz da sıkıldım. Kitabın sonuna doğru elde ettiği seviyeye gelmesi resmen bir mucize gibi.Hayretler içinde kaldım. Ders çıkarılması gereken gerçek bir yaşam öyküsüydü. "Ve gerçekten her zaman, çektiğim acıların bir amacı olduğuna ,o acılar sayesinde benzer durumdaki diğer insanlara yardım etmemi sağlayacak anlayış ve gücü kazandığıma inandım. Ķale'de geçirdim yıllar "harcanmış" ya da "yitirilmiş yıllar" değildi. Onlar öğrenmekle geçen, hazırlık yıllarıydı. O yıllar, umutsuzluğun kurak topraklarında bir umudun filizlenmesini sağlayan
Hiç Kimsenin ÇocuğuMarie Balter · Hayykitap · 0144 okunma