"Bunların alıntı olduğu belli. Her metin, ister tek bir cümle ister uzun bir paragraf olsun, tırnak içine alınmış; kuşkusuz bu, yazara duyulan saygının bir işareti. Kenar boşluklarında düşünce kırıntıları parlıyor: telaşla çizilmiş yıldızlar, cam parçaları gibi fırlatılmış ünlem işaretleri. Dağınık tarihler, bir dize ya da bir düşüncenin yazarı boğazından yakaladığı anı mühürlüyor. Bazı yerlerde harfler silinmiş, hayaletlere dönüşmüş; defalarca, binlerce kez aynı noktaya dönen parmakların dokunuşuyla aşınmış. Sanki gömülü bir hakikati savuşturmak ya da içte saklı fırtınaları yeniden gün ışığına çıkarmak ister gibi."
"Yalnız değilim. Kitapların sözcükleri bütün sessizlikleri deler geçer. Size kendilerini dayatırlar. Okur, sayfa çevirdikçe özgürleşeceği yanılsamasına bağlı kalmış gönüllü bir mahkûmdur. Oysa her defasında daha çok kaybolur, içine çekilir, sonunda bu kelime labirentinden kopamaz hale gelir."
"Ben güzelliğin gücüne ve özellikle de sözlerin, bizi bir anlığına durdurma, vicdanımıza geri götürme ve haklı öfkemizin ağırlığı altında kolayca boğulabilecek içsel direnci besleme gücüne inanıyorum."
"Hayatta kalmanın tek kaygı olması gereken bir dünyada okumaya devam etmek, mutlak bir bağımsızlık ilanıdır. Her şey işgal altındayken zihnin özgür kalabildiğinin ilanıdır."