aiş

Ayşe, Ayşe... tehlikedesin! diye bağırmak istiyorum. Fakat ya onda, tehlikeye değil, ölüme bile ayağıyla gitmek isteyen bir sükûn ve karar varsa....
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fakat ben artık hayatın hiçbir nümâyişini üstünde durulmaya değer kıymette görmüyorum.
Her gün biraz daha cazibesini kaybeden hayat, her gün biraz daha rengi solan dünya içinde tatmin edici bir şey bulamamak ne müşkül
Onun îmânı denizi, benim kupkuru varlığım sahiline çarptıkça bu haşin ve kayalık sahil her gün biraz daha aşınıyor ve gitgide denizleşiyorum.
Allahım sen konuyu biliyosun.
Bil ki nefsin teveccühü dünyaya ve kendi isteklerinedir. Halbuki bir şeyin kıblegâhı soysuz ise o şey dahi soysuz olmuş olur. Nefse, bu dünya meclisi layıktır, nitekim ölüye kefen ve kabir lâyıksa. Kabir ve kefen, ölünün cîfeliğini örttüğü gibi, nefsin dahi cîfeliğini dünya ile beden örter.
cîfe: kokmuş ceset