"ayrıca," diye fısıldadı sır söylercesine, "bu ağrı kesiciler kafamı acayip iyi yapıyor, öyle böyle değil. öleceğin belli olduğunda sana zuladaki en nadide parçaları veriyorlar."
hayatta olmayı hiçbir zaman sevmedim. araya biraz mesafe koymadan sevmek o kadar zor ki. bulutun içindeyseniz bulutun şeklini tarif edemezsiniz. gençliğimde havada süzülmek konusunda çile çekmiş olsaydım, yerçekimini daha fazla takdir ederdim, öyle bir şey işte.
gilles deleuze, ağıtlara la grande plainte demişti, yani "büyük şikayet" ki bu da "başıma gelen şey kaldırabileceğimden daha fazla," demenin bir yoluydu.