“En umutsuz olduğumuz an, çoğu zaman gerçeği gördüğümüz andır.
Her sey kötü gittiginde, degisimin gerçeklesebilmesi için dibe
vurmamiz gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimini
tuzaga düsmüs gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle gupegündüz
ferah bir ortamda yüzlesemeyiz. Çalan sarkiyi dinleyerek radyonun
ne oldugunu anlayamayiz. Nasil yapildigini görebilmek için bazen
de radyoyu kırmak gerek.”