Buluşsak seninle bir kış gecesi şu kuzinenin yanında. Sen kaybettiğin topuna ağlasan ben çok çabuk büyüdüğüme.
Annem az daha odun atsa, çay demlese.
Tereyağı sürsek kızarmış ekmeğimize.
Portakal kabuğu koksa bütün oda ve yanaklarımız kıpkırmızı olsa oda ısındıkça...
Tüm sıkıntılar erise gitse ve yatsak somyanın üzerine kıkır kıkır.
Çocuk değil miyiz her şeye sevinsek, telefonumuz hiç olmasa üstü örtülü televizyon ve radyodan masal dinlesek.
Işığı kapatsak ve tavandaki soba ışığından şekilleri izlesek hayran hayran.
Ey çocukluğum kış geldi yine ama buluşalım kış geceleri.
Sen anlat ben dinlerim. Ben susayım sen anla.
Ne ben bırakayım seni ne sen çık yüreğimden.
Hey çocukluğum birlikte büyüyelim bırakma beni !