Günahlarımız da sevaplarımız da her şey ya yalnızlıktan ya yalnızlık korkusundandı bana kalırsa.
Dünya koca bir yetimhaneydi. Başka türlü, adına zaman dedikleri delik böyle çimdirir miydi ruhumuzu? Bu kadar yalnız olunur muydu?
Eğer tutunacak sağlam bir dalımız yoksa dünya bizi kırpan güden yola getiren ümitsiz isteksiz sefil meczuplara dönüştüren heves kırıcı bir yerdi.
Hayat öldürürdü.
Zaten yaşamanın nihai amacı da ölmek değil miydi?