Nostos, eve dönmektir. Algos ise acı anlamına gelir. İkisi bir araya gelince nostalgia (nostalji) olur.
Nostalji eve dönememenin acısıdır.
Dünyanın en güzel hissi eve dönmektir derler. Öyle olsa gerek, zira evden uzak düşmek hasta eder.
Arapçada buna dâüssıla, denmiştir. Dâ, hastalık; sıla, ulaşma demek. Dâüssıla ise ulaşamamanın hastalığıdır.
İlginçtir ki gurbet ve garibanlık da aynı kökten gelir.
Doğasından kopan her canlı dâüssılaya tutulur. Ağaç bile söküldüğü topraktan uzağa düşünce kurur.
İnsan da öyle, evim dediği her neresiyse veya her kimse, ondan uzaklaştığında solar.
Uğruna dağları delmem ummana dalmam atmam ateşe naçiz bedenimi
Kovalamam peşini davet etse bile eteklerin
Hepsi yerin dibine geçsin daüssıla malihulya nostalgia
Sen nasılsa olsa tıpkı hep olduğu gibi defalarca
Görüneceksin ahret gözüme
Ahret gözüm ağır gözüm bilerek geçirmeyen hazzı kantardan
Azabı bilerek tartmayan yeğni gözüm ahret miskalle
(Şiir: John Maynard Keynes’ten Nefretimin Yirmi Sebebi)
“İçimde hangi adam konuşuyor?
Hem aklımda, hem bedenimde aynı anda ayrılamam. Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.