sardığım tütün değildi, kâğıt da değildi. kendimi, kendimle sarıyor, sarmalıyordum. garip bir hafiflik gelmişti üstüme. hem içimdeydi hem de ben onun içindeydim...
bir şey içime oturup kalmıştı. yok olmak. toz olmak istiyordum. varlığım orada olmamalıydı. gelip beni alsalardı. uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. sessiz sedasız kaybolsaydım. yerime kız kulesini bıraksalardı. ne alakaysa?