ne olmuştu da "seninle dünyanın her yerine gelirim" diyen müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. nerelere gidiyordu? gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? hangi müzeyyen'di? ya da müzeyyen kimdi? ilk tanıdığım kimdi, şimdi ki kim?????
hikayelerimin başka hikayelere benzemesi ağırıma gidiyordu. ne zaman bir şeye el atsam, Müzeyyen, meksikalı ya da bilmem nereli bir yazarın ya da bir kitabın adını veriyor ve oralarda da benzer şeyler olduğunu söylüyordu. her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu? bana ait tek kişilik bir iskemle, oda yok muydu bu dünyada?