Korku, uykuya yatan ama hiçbir zaman kökünü kurutamayacakları bir virüs gibi, ne kadar hızlı, dehşetengiz hızlı ele geçirivermişti bünyelerini. Neşe, umursamazlık: Bunları baştan öğrenmeleri, sil baştan hak etmeleri gerekiyordu. Ama korkuyu tekrar öğrenmeleri gerekmeyecekti: Üçünün içinde ortak bir hastalık, DNA'larına örülmüş parıltılı bir iplik gibi yaşayacaktı.
Nereye gidersek gidelim o parlak örgü iplik aramızda olacak, çekiştirilmesine rağmen kopmayacak, bize bir daha hiç sahip olamayacaklarımızı hatırlatacaktı.