Yasemin

Yasemin
@notexist
İnsanları zorla kendi cennetinize götüremezsiniz!
Dini ve siyasi düzeyde İslam'ın köktenci dönüşümü, paradoksal bir biçimde, İs­lam'ın modern mekânlara ve dünyalara yönelmesini mümkün kıl­maktadır. İslam'ın kökenine, özüne dönüldüğünde kadın erkek eşitliği­nin var olduğu savunulur. Bu görüşe göre uygulamada ortaya çı­kan cinsiyetler arası eşitsiz rol dağılımları ve kadınların ezilmesi, İslam'ın gerektiği gibi tatbik edilmemesinden kaynaklanmakta­dır. İslamiyet'in "özünde" kadınlara ve erkeklere eşit haklar tanı­dığı, kadının eğitim haklarına sahip olduğu gibi ev içi sorumlu­luklarının da erkeklerle paylaştırıldığı ileri sürülür. İslami kay­naklardan destek alarak cinsiyetler arası eşitlik fikrinin İslami­yet'e yabancı olmadığı görüşü işlenir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Siyasal İslam, ka­dınların gündelik yaşamda karşılaştıkları sorunların çözümünü gelecekteki ideal İslami topluma ertelemektedir.
siyasal İslam söylemi geçmişteki İslami ütopya ile gele­cekteki İslami sisteme göndermeler üzerine kuruludur.
Tecrübe ettik ve pek hoşnut olmadık.
Siyasal İs­lam, eyleminde iktidarı ele geçirmeye öncelik veren, değişimi "yukarıdan aşağıya", "sistem" değişimi olarak tanımlayan, Batılı "emperyalist" güçler karşısında İslami kimliğini ve bağımsızlığı­nı savunan, "devrimci" İslam olarak tanımlanabilir.
"Kadınların temel meselesinin "erkeklerle aynı yatağı paylaşıp paylaşmamak değil", "erkeklerle eşit şartlarda var olma mücade­lesi" olduğunu yazan kadın yazar, kadınların "dünyaya sadece ço­cuk yetiştirip, ev işleri yapmak için" gelmedikleri gibi, "erkekler­ den de daha aptal" olmadıklarını söyleyerek tüm kadınlar adına konuşmaktadır."