Yasemin

Yasemin
@notexist
İnsanları zorla kendi cennetinize götüremezsiniz!
Şeriat ve Laik­lik şeklinde tezahür eden siyasi ikiliği, türbanlı kadınlar ve Kema­list kadınlar arasındaki siyasi mücadele tercüme etmektedir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kamuoyu on yıl süresince tamamen bölünmüş, hatta kutup­laşmış bir biçimde "türban" yasağını (kimi zaman pratikte deli­nen, kimi zaman sertleşen, en sonunda da 1991 yılında serbest bı­rakılan yasağı) tartışmıştır.
İslamcı kız öğrencilerin oturma ve açlık grevleri yaparak üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasını talep etmeleri, sadece Kemalist kadın gururunu kırmakla kalma­mış, aynı zamanda Tanzimat'tan bugüne elde edilen laiklik ve Ba­tılılaşma kazanımlarına bir tecavüz olarak değerlendirilmiştir.
Paradoksal bir biçimde, İslam siyasallaştıkça kadını ön plana çıkarmakta, modemizm öncesi İslami geleneklere dönüşü simge­leyen kara çarşaf kadının aktif bir biçimde siyasi gösterilere katıl­masının da bir simgesi olmaktadır.
Bir gram ilerleme yok hala aynı kafadayız.
20'li yıllarda, spor bayramına katılan şort­lu kızlar nasıl medeniyet dönüşümünü sergilemekteydilerse, 80'li yıllarda da türbanlı kızlar bu medeniyetin reddini ifade etmekte­dirler.