Yazgım beni yerden yere vurmaktan vazgeçmiyor hiç. Dayanılmaz acılar çekiyorum kimi zaman ve uzakta bir ışıkçığım yok... Kendim için bir şey beklediğim yok artık, insanları da sevmiyorum... Uzun süredir hiç kimseyi sevmiyorum...
Sizin olmayan bir kadına neden ilgisiz kalamıyorsunuz? Çünkü -şu doktor haklı- hepinizin içinde bir yıkma, yok etme şeytanı var.
Ne ormanlara, ne kuşlara, ne kadınlara, ne de birbirinize acıyorsunuz..
Ormanlar sert iklimleri yumuşatır. İklimi yumuşak olan ülkelerde, doğayla savaşta daha az güç harcanır. Böyle yerlerde insanlar daha yumuşak huylu ve sevecen olurlar. Daha güzel ve duyarlıdırlar. Konuşmaları zarif, hareketleri sevimli ve uyumludur. Böyle ülkelerde bilim ve sanat gelişip çiçek açar; felsefeleri iç karartıcı değildir, kadınlara davranışları zarif bir soyluluk taşır.
Tanrıya şükür aklım yerinde, ama gel gör ki duygularım köreldi sanki. Canım hiçbir şey çekmiyor, hiçbir şeye gereksinim duymuyorum, kimseyi sevmiyorum...