Yaklaşık 2-3 yıl önce İstanbul'da karşıma çıkan bütün sahafları altüst etmiştim bu kitabı bulmak için. Sonunda Kadıköy'de bir sahafta bulmuştum. Kitabı nerden gördüm de bu kadar istekliydim almaya onu da hatırlamıyorum. Almadan önce konusuna da çok hakim değildim. Beni kendine bu kadar çekmesindeki tek sebep Gazap Kuşu ve Alıç Ağacı arasındaki o küçük hikayeyi oluşturan derinlikli cümlelerdi.
Kitabı bitirdim tabi ki. Bu kadar peşine düştükten sonra yarıda bırakmak olmazdı. Ve çok sevdim. İllaki okuduğum daha edebi ve sürükleyici denebilecek kitaplar vardır ama nedense bu kitap beni farklı hissettiriyor. Kitabı ilk elime alıp okuduğum zamanları hatırlayınca da o zamanları özlüyorum. Uzaktan bakınca bir kitaba karşı hissedilen çok abartılı duygular olarak düşünülebilir ama gerçekten bende uyandırdığı his bu.
Kitap artık yayınlanmıyor bu arada. O yüzden bulması bu kadar zahmetli. Birkaç yıla da tamamen silinir artık sahaflardan. Çok üzücü böyle güzel bir eserin tarihin tozlu sayfalarına karışacak olması.