İlerleme fikri bizi zamanın dorukları üzerinde kendini beğenmişlere çevirir, ama o doruklar hiç yoktur: İninde ürküntüyle titreyen mağara adamı, gökdelenlerde de hâlâ titremektedir. Mutsuzluk sermayemiz çağlar boyunca el değmeden kalır.
Toplum oluştuğundan beri, ondan kaçmayı istemiş olanlar zulme uğramıştır ya da çeneleri kapatılmıştır. Her şeyiniz affedelir, yeter ki bir mesleğiniz, isminizin bir alt başlığı, yokluğunuzun üzerinde bir damga olsun. "Hiçbir şey yapmak istemiyorum" diye bağırma cürreti kimsede yoktur..