İşte masnuatı yaldızlayan mezaya ve mehasine ve mevcudatı ışıklandıran letaif ve kemalâta karşı, "Sübhanallah, Mâşâallah, Allahu Ekber" diyerek semavatı çınlattıran ve Kur'anın nağamatıyla kâinatı velveleye verdiren, istihsan ve takdir ile, tefekkür ve teşhir ile, zikir ve tevhid ile, berr ve bahri cezbeye getiren, yine bilmüşahede o zâttır.
B.Cevab Veriyor - 20
Onun dava ettiği hakikat; bin dört yüz sene evvel âlem-i beşeriyete arş-ı rahmetten nüzul eden mukaddes İslâmiyet güneşinin tâ kendisi olup, ona hizmet ve insanlığa dünyevî ve uhrevî saadetler bahşeden nurunu yaymaktan ibarettir.
B.Cevab Veriyor - 8
Zâten mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlâd, şeyh ile mürid mabeynindeki vasıta değildir. Belki hakikî kardeşlik vasıtalarıdır. Olsa olsa bir üstadlık ortaya girer. Mesleğimiz "Haliliye" olduğu için, meşrebimiz "hıllet"tir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmerd kardeş olmak iktiza eder.
İhlas Risalesi - 38