sultan

sultan
@nsltn
7 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kuru bir ateş mi var alnımda? Ah! Eskiden, doğan güneş beni coşturur, batan güneş dinlendirirdi. Geçti o günler. O güzel ışık aydınlatmıyor artık beni. Her güzellik bir sıkıntı benim için, çünkü hiçbir şeyden tat almaz oldum artık. Anlama gücüm arttıkça arttı; tat alma gücüm ise yok oldu büsbütün. Çok kurnazca ve insafsızca lanetlenmişim ben; cennetin ortasında cehennemdeyim; iyi geceler. .. İyi geceler!
Sayfa 228·Kitabı okuyor
Dünyanın en güzel şeyleri, hiç sözü edilmeyen şeylerdir; en derinlerimizde yatan ölülerin mezar taşları yoktur.
Sayfa 159·Kitabı okuyor
Bana sorarsanız, biz bu yaşama ve ölme konusunda çok yanlış düşünüyoruz. Benim asıl özüm, yeryüzündeki gölgem dedikleri şeydir bence. Biz ruh işlerine bakarken, tıpkı güneşe suyun içinden bakan istiridyeler gibiyizdir bence; üstlerindeki ağır suyu, havaların en hafifi sanan istiridyeler gibi. Bence bedenim, asıl varlığımın tortusudur ancak. İsteyen alsın bedenimi, evet alsın, çünkü o, ben değilim.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Neden herkesin bildiği bir atasözü "ölüler masal anlatmaz" der, ölüler de Goodwin kumlarındaki gemi mezarlığından daha çok sır varken? Niçin böyle acı bir sözü, bu dünyadan daha dün gidenler için söylüyoruz da, yaşayan dünyanın en uzak Hint adalarına gidenler için söylemiyoruz? Neden hayat sigortaları ölümsüz ruhlar için ölüm parası verirler? Aşağı yukarı altmış yüzyıl önce ölen Adem babamız, nasıl oluyor da sonsuz ve hareketsiz bir durgunluk içinde, ölümle umutsuzca büyülenmişçesine yatıyor hala? Niçin bir yandan ölülerin anlatılmaz bir mutluluk içinde yattıklarını ileri sürer, bir yandan da ölenler söz konusu olunca avunma nedir bilmeyiz? Niçin tüm yaşayanlar, tüm ölülerin susmasını isterler? O kadar ki,bir mezarda bir tıkırtı olsa, korkudan bütün kentin aklı başından gider.
Sayfa 82 - YKY·Kitabı okuyor
Eveakilo denilen fırtına rüzgarı, yerine göre çok değişen bir nitelik taşır. Soğuğu geçirmeyen bir pencere camının arkasından bakınca başka, tek camcısı Ölüm olan, soğuğa açık bir pencereden bakınca başkadır. Bu pencereler benim gözlerim, ev de şu bedenim. Ne yazik ki deliğini deşiğini kapamamışlar, şurasına burasina bez parçalarını tikamamislar. Ama iş işten geçmiş, düzelmez artik. Dunya yapilmis bitmiş. Gökkubbesi kurulmuş, artakalan taşı tahtasi milyonlarca yıl once süpürülüp atılmış. Ah zavallı insanoğlu, işte kaldırımı başına yastık eder, dişleri birbirine vurur, sırtındaki pacavralar içinde tir tir titrer. Kulaklarına bez de tıksa, ağzına bir mısır koçanı da soksa Evrakilo firtinasindan yine de kurtaramaz kendini.
Sayfa 55 - YKY·Kitabı okuyor