Merve

Merve
“Gelsene dedi bana Kalsana dedi bana Gülsene dedi bana Ölsene dedi bana Geldim Kaldım Güldüm Öldüm…”
Ah.. Stefan Zweig
" Hiçbir zaman başkalarına hayat hikayemi anlatmak isteyecek kadar önemli görmedim kendimi.."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beni daima güldüren bir şey var; insanlar onun kitaplarını okuduklarında, 'anlatıcı'nın ağzından yazılmış olan istisnasız her şeyi Bay Proust'un kendi hayatında yaşadıkları sanıyor ve o ciddiyetle okuyor.Kitapla­rında anlattıklarının gerçek hayatına dair kesitler olduğunu düşünmek, Bay Proust'un hayal gücüne yapılmış büyük bir saygısızlıktır.
"Neden bir şey yemiyorsunuz efendim? Bu şekilde besle­nerek nasıl dayanacaksınız?" "Bakın, Celeste. Bir düşünün; güzel bir yemek yediğiniz­de, kendinizi ağırlaşmış hissedersiniz, zihniniz yeterince boş olamaz, anladınız mı? Ve benim, zihnimin özgür olmasına ihtiyacım var."
O vakitler göremediğim şeyleri şimdi düşündüğümde, onun içinde yalnızca hayatından kaygı duyan hasta bir adam değil, aynı zamanda tecrübe ettiği her şeyde kalite ve mükem­melliyet arayan biri vardı. Fakat mükemmelliyet arayışı da tıp­kı güvendiği tüccarlar gibi geçmişte kalmaya başlamıştı. Daha da olağandışı olan şeyse, kitaplarında zamanın çok ötesini görmesine, hatta toplumu ve dünyayı yok edecek sefahati be­timlemesine rağmen günlük hayatına da bu denli dahil edecek kadar geçmişine bağlı oluşuydu.
Bazen ziyaretçilerine, hatta bana bile, birden kendi içine kapanmak isteyip şöyle söylüyordu: "Susup biraz gözlerimi kapatırsam kusura bakmayın, din­lenmeye ihtiyacım var." Bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyordum. Yalan söy­lemiyordu, hatta yalan söylemiş olacağı aklımın ucundan bile geçmiyordu. Biliyordum ki yatağında hareketsiz bir biçimde yatarak, kitabının ve kaybettiği zamanın içinde bir seyahate çıkıyordu.