Ona göre, zenginin parası züğürdün çenesini yoruyordu. Savaşı, sırtı yastıklı sandalyelerden konuşmak kolaydı. Aç insanın halini toklar içkilerinin eşliğinde, meze niyetine duygu çeşitliliği olsun diye dert yanıyordu. Anlamadan içselleştirmeden hayat kurtarırlar, fakirliğe çare bulurlardı. Utanmalarını yitirmişçesine konuşarak, vicdanlarını rahatlatmaya çalışırlardı. Taptıkları tanrıları aldatarak, cennette bir sandalye garantileme peşindeydiler sanki.