Ne demişti Shakespeare:
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz.
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün el verir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Bu gördükleri İstanbul, o direnen İstanbul muydu? Kendini çirkinliğe, betona, yağmaya, ranta teslim etmiş bu İstanbul o eski İstanbul muydu? Atilla İlhan sormuştu değil mi? Elbette değildi. Zamanın eli değiyordu her yere.