Şan şöhret kazanmadım, devlet başkanı olmadım, gerçek bir halife olmadım, evlenmedim. Ama aynı zamanda, ekmeğimi alnımın teriyle kazanmak zorunda kalmayacak kadar talihliydim. Dahası, ne hayatımı Dona Placida'nınki gibi bir ölümle yitirdim ne de Quincas Borba gibi aklımı kaçırdım. Biri bütün bunları toplayıp bilançoyu çıkarınca ne bir artı ne de bir eksi olduğu, dolayısıyla hayatım dengedeyken öldüğüm sonucuna varabilir. Fakat bu, yanlış bir sonuç olacaktır; çünkü, sırrın bu yakasına geçince gördüm ki hayatımı, olumsuzluklardan oluşan bu bölümün son olumsuzluğu olacak küçük bir artıyla bitirdim: Hiç çocuğum olmadı, sefaletimizi kimseye miras bırakmadım.