Bir akşamüstü aynadaki güzelliğini seyrederken onun için bütün tarihlerden daha önemli olabilecek başka bir tarih daha olduğunu düşündü aniden. Bütün bu güzelliklerin yok olacağı kendi ölüm tarihiydi bu.. Senenin diğer günleri arasında sinsice pusuda bekliyor, hiç ses çıkarmıyor ve hiçbir belirti vermiyordu ama kaçınılmaz olarak oradaydı işte. Ne zaman gelecekti o gün? Düşüncesi bile soğuk olan o günün tarihi her sene gelip geçtiğinde nasıl oluyor da içi ürpermiyordu?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hem ağaçlar eskiden olduğu gibi yemyeşil değil miydi? Kuşlar cıvıldaşıyor ve güneş de her zamanki gibi parıldıyordu. Çevredeki hiçbir şey onun kederi nedeniyle kararmamış, onun çektiği açıdan etkilenmemişti.
Her ne kadar babalarının günahlarını çocuklarına yüklemek ilahi güçlere yakışan bir ahlak görüşü olsa da bu görüş ortalama insani değerlere sahip biri tarafından bile reddedilmeye mahkum olan bir görüştür ve o yüzden de kişinin başına geleni mazur göstermez.
“Artık geçmişi düşünme!” dedi Tess. “Ben de bundan böyle bir tek şimdiyi düşüneceğim. Geçmişi düşünmek için hiçbir neden yok. Yarının bize neler getireceğini kim bilebilir ki?”